isâbet


isâbet
(A.)
[ ﺖﺑﺎﺹا ]
rastgelme.
2. tutarlılık.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • isabet — is., Ar. iṣābet 1) Hedefe varma, hedefi vurma Bir kurşun isabetiyle öldü. 2) Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma 3) Öneri, düşünce veya söz, yerinde olma Bu sözünde isabet var. 4) Yanılmazlık 5) Güzel rastlantı Bize uğramanız… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Isabet — Provenance. Prénom dérivé d Elisabeth. Vient de l hébreu el, isha et beth Signifie : Dieu protège ma maison Se fête le 22 février. Histoire. Isabelle de France, née en 1225, est la soeur du roi Louis IX, dit saint Louis. Elle refuse de se marier… …   Dictionnaire des prénoms français, arabes et bretons

  • İSABET — Ecir, mükâfât, karşılık vermek. * Doldurmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İSABET-İ RE'Y — Fikir doğruluğu. İsabetli ve yerinde bir düşünce …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • isabet etmek — 1) nişan alınan yere değmek, rastlamak Kurşun hedefe isabet etti. 2) çıkmak Piyangodan yüz bin lira isabet etti. 3) yerinde iş görmüş olmak O hâlde yalnız çıkmış olduğuma çok isabet etmiştim. H. E. Adıvar 4) belli bir yerde bulunmak, yer almak… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • isabet almak — vurulmak, yaralanmak Düşman uçağı isabet aldı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • isabet oldu — yerinde, tam isteğe uygun …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İSABET-İ AYN — Göz değmesi, nazar değmesi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • oğurmak — isabet etmek, rast gelmek; muvafik olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yulukturmak — isabet etdirmek, görüştürmek, vasil olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük